top of page

Zengezur’dan TRIPP’e: Nahçıvan Bağlantısının Güncel Durumu

Oct 5
7 min read

Zengezur’un adı değişti, ancak yatırım şartları değişmedi. Koridor açılmasa da Ankara, Nahçıvan’a kendi demiryoluyla girmeyi planlıyor.

TRIPP sürecine giden yol, 2020 savaşının bıraktığı bir ulaşım maddesinden ortaya çıktı. Azerbaycan o savaşta işgal altındaki yedi ilçeyi ve Karabağ’ın bir bölümünü geri aldı. 10 Kasım 2020 ateşkesi, Laçın koridorunu Rus barış gücü gözetimine bağladı. Aynı metin, Azerbaycan ana karası ile Nahçıvan arasında Ermenistan topraklarından bir ulaşım bağlantısı da öngördü. Bağlantının kim tarafından kontrol edileceği, gümrükten geçip geçmeyeceği ve sınırda kimin duracağı yazılmadı. Bakü bunu engelsiz bir koridor olarak tanımlarken, Erivan ise Ermenistan kanunlarına tabi bir yol olarak okudu. Zengezur tartışması da bu maddeden doğdu.

Nahçıvan, Ermenistan, İran ve Türkiye arasında kalan Azerbaycan’a ait bir eksklav (ayrık toprak parçası)dır. Sovyet döneminde ana karaya demiryoluyla bağlıydı. Ancak hat 1990’ların başında kapandı ve otuz yılı aşkın süre kullanılmadı. Eksklavın kara çıkışı fiilen İran üzerinden yürüdü. Mal taşımada kullanılan bu hat, Tahran ile Bakü arasındaki her gerilimde Azerbaycan’ın kendi toprağına erişimini İran’ın iznine bağladı. Bakü’nün 42 kilometrelik Syunik geçişinde ısrarının gerekçesi de buna dayanıyordu: Nahçıvan ikmalini İran’a bağımlı olmaktan çıkarmak ve anakarasını Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye doğrudan bağlamak.

Eylül 2023’te Azerbaycan, Karabağ’da kalan Ermeni silahlı varlığını tasfiye etti. Bölgedeki Ermeni nüfusun büyük bölümü Ermenistan’a geçti. Laçin koridorunun fiili işlevi böylece bitti ve savaşın askeri kısmı da kapanmış oldu. Ulaşım maddesi, sınırın çizilmesi ve Ermenistan anayasasının metni ise masada kaldı. Aliyev, Şubat 2026’da Münih’te fiili barışın tesis edildiğini, antlaşmanın imzalanmasının Erivan’ın anayasa değişikliğine bağlı olduğunu söyledi. Sınır 2025 sonundan beri silahlı çatışma yaşamadı, antlaşma ise hâlâ imzalanmadı.

8 Ağustos 2025’te Washington’da bu tıkanıklığa yeni bir ad verildi, “Trump Route for International Peace and Prosperity” (TRIPP). Aliyev ve Paşinyan ortak bildiriyi imzalarken, Dışişleri bakanları da barış metnini parafe etti. Parafe, metin üzerinde uzlaşıldığını gösterse de antlaşmanın yürürlüğe girdiği anlamına gelmemektedir. Bildirinin 4. maddesi, Ermenistan’ın ABD ve karşılıklı belirlenecek üçüncü taraflarla TRIPP bağlantı projesi için çerçeve oluşturacağını yazmaktadır. Güzergâh değişmemiş, Syunik’ten, Meğri hattından geçen yaklaşık 42 kilometre yine Azerbaycan ana karasını Nahçıvan’a bağlayacak hat olarak tarif edilmiştir. Değişen, rejim iddiasıydı, bildiri geçişi egemenlik, toprak bütünlüğü ve yargı yetkisine bağlamıştır. 26 Mayıs 2026 Ermenistan–ABD çerçevesi bunu daha da daraltmış, güvenlik, gümrük ve sınır kontrolü Erivan’da kalacağını, ABD tarafının işletme şirketi olacağını belirtmiştir. Bakü, işlevi aynı gördüğü için hatta Zengezur demeye devam etti.

Güney Kafkasya’da 2026 sonbaharının asıl meselesi, bu koridorun açılıp açılmayacağı konusu değil. Türkiye, Syunik’teki 42 kilometre kapalı kalsa bile Nahçıvan’a girecek demiryolunu kendi toprağında inşa ediyor. Kars–Dilucu hattının bitişi 2029 sonu olarak öngörülüyor. Azerbaycan da kendi kesimini antlaşmaya bağlamadan döşüyor ve 2027’nin ilk yarısını hedefliyor.


Ad değişti, güzergâh değişmedi

2020 ateşkesiyle Azerbaycan ana karası ile Nahçıvan arasında Ermenistan topraklarından bir ulaşım bağlantısı öngörülse de statüsü somutlaştırılmadı. İki taraf da Meğri hattındaki yaklaşık 42 kilometreyi kastediyor. Ayrıldıkları yer, bu yolda kontrol rejiminin nasıl sağlanacağı konusu.

Bakü, 10 Kasım 2020 ateşkesindeki ulaşım maddesini gümrüksüz ve durdurulamaz bir geçiş diye okuyor. Bu okumada Azerbaycan’a ait araçlar, Ermenistan kapısında kontrole girmeden Nahçıvan’a kadar iner. Bakü’nün Zengezur Koridoru dediği şey tam olarak bu rejim. Toprağın Ermenistan’a ait olduğunu reddetmiyor ancak geçişin Ermenistan’ın günlük idari takdirine bırakılmasını da istemiyor.

Erivan aynı maddeyi kendi kanunlarına tabi bir yol diye okuyor ve gümrük, kolluk gücü ve sınır kontrolünün Ermenistan’da kalacağını söylüyor. Buna göre Azeri araçları geçebilir ama durdurulamaz bir şerit oluşturulamaz. Washington bildirisi bu ikinci okumaya yaklaşmış görünüyor. Zira 3. madde bağlantıyı Ermenistan’ın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve yargı yetkisine bağlıyor. Geçişin kurulacağı yeri ise “Ermenistan Cumhuriyeti toprakları” diye ifade etmektedir. 4. Madde herhangi bir inşa talimatı içermiyor ancak Ermenistan’ın, ABD ve iki tarafın da kabul edeceği üçüncü taraflarla TRIPP için bir çerçeve oluşturacağını kayda geçiriyor.

26 Mayıs 2026 çerçeve anlaşması bu içeriği maddeleştirdi. Yasama, yargı, güvenlik, gümrük ve göç kontrolü Ermenistan’ın sorumluluğunda kaldı. Kapıda Ermeni personel görev yapacak, ABD tarafı yolu işleten şirkete ortak olacak, ancak toprak sahibi olamayacaktı. Erivan bu metni, Azerbaycan’ın kendi kanununu uygulayacağı şerit talebinin reddi olarak okumaktadır. Bakü ise “engelsiz bağlantı” ibaresi durduğu için Zengezur adını kullanmaya devam ediyor ve yolun işlevinin değişmediğini söylüyor.

İran da isim farkını bu okuma farkından dolayı önemsiyor. Eylül 2026’da itirazını iki şarta indirdi: Ermenistan’ın toprak bütünlüğü bozulmayacak, İran sınırında ABD güvenlik personeli olmayacak.


Kendi toprağında döşeyen kazanıyor 

Azerbaycan, Syunik pazarlığını beklemeden inşaat faaliyetlerini başlattı. Sınıra uzanan karayolunun yaklaşık yüzde 95’i, demiryolunun yüzde 75’i 2026 sonbaharı itibarıyla tamamlanmış durumda. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, her iki hattın Azerbaycan kesiminin 2027’nin ilk yarısında bitirilmesinin öngörüldüğünü söyledi. Horadiz–Ağbend hattı, TRIPP sınırına bağlanacak şekilde ilerliyor.

Nahçıvan’da yaklaşık 190 kilometrelik Sovyet hattının yeniden yapımı Aralık 2025’te başlamıştı. Düşük kapasiteyi bölgesel yük taşıyacak seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu hat da Ermenistan ihalesine bağlı kalmıyor. Azerbaycan ana karası ile Nahçıvan arasındaki kopukluk sürse bile, Nahçıvan iç şebekesi Türkiye yönüne bağlanmaya hazırlanıyor.

Türkiye’nin kendi takvimi daha açık. Kars–Dilucu hattı, yaklaşık 224 kilometre ve Nahçıvan’ı Türkiye ağına bağlayacak şekilde tasarlandı. Türkiye ile Azerbaycan’ın taahhüdü yaklaşık 2,4 milyar avro. Fidan, Eylül 2026’daki Bakü temaslarında ihalenin tamamlandığını, çalışmaların sürdüğünü ve hattın 2029 sonuna doğru bitirilmesinin planlandığını söyledi.

Ermenistan ayağı bu iki takvimin hayli gerisinde görünüyor. Fizibilite ve şirket kuruluşu 2026 içinde planlanırken, büyük ihale ve şantiye safhası 2026 sonu veya 2027 başına kaymış durumda. Gecikme bürokrasiyle de sınırlı değil. Syunik’te arazi, maden ruhsatı ve yerel istihdam itirazı, Erivan için Washington metnini imzalamaktan çok daha yakıcı. Zira muhalefet bunu ABD’ye verilmiş bir işletme imtiyazı olarak okuyor.

Barış imzalanmadan mal geçiyor

Antlaşma ile hattın ilerlemesi arasındaki fark, 2026’da fiilen görüldü. Parafe, metin üzerinde uzlaşıldığını gösterse de halen yürürlükte değildir. Bakü imzayı anayasa değişikliği şartına bağlamış bulunmaktadır. Ermenistan Anayasası başlangıç bölümü, 23 Ağustos 1990 tarihli Bağımsızlık Bildirisi’ndeki ilkelere atıf yapıyor. O bildiride Karabağ bölgesel konseyinin 1 Aralık 1989 tarihli “birleşme” kararını anıyor. Azerbaycan, bunu Karabağ üzerinde anayasal toprak iddiası sayıyor ve barış antlaşmasını imzalamadan önce atfın çıkarılmasını istiyor.  Erivan ise değişikliği iç siyasi takvime yaymış durumda ve henüz gerçekleşen bir değişiklik yok.

Buna karşılık mal geçişi ise başladı. Washington zirvesinin ardından Bakü, Ermenistan’a yönelik transit kısıtını tek taraflı kaldırdı. Bir yılda yaklaşık 60 bin ton mal Azerbaycan üzerinden geçmiş oldu. Ayrıca Azerbaycan’dan Ermenistan’a 20 bin ton petrol ürünü satışı gerçekleştirildiği ifade edilmektedir. Dolayısıyla ticari faaliyetler, Bakü’nün imza şartı saydığı anayasa değişikliğini ve Syunik ihalesini beklemeden açılmış oldu.  


Risk yolda değil ama yolun geçtiği koridorun rejiminde 

Azerbaycan’ın beklediği rejim, Ermenistan’ın kapıda kimseyi durdurmadığı bir geçiş rejimiydi. 2020 ateşkesindeki ulaşım maddesini Bakü, gümrüksüz ve durdurulamaz bir koridor diye okuyordu. Bu okumada Azerbaycan’a ait araçlar Syunik’ten geçerken Ermeni kolluğunun günlük takdirine girmeyecekti. Arama, bekletme veya geçişi durdurma yetkisi  Erivan’da olamazdı. Güvenliği ya Azerbaycan’ın kendi unsuru ya da tarafların birlikte kabul edeceği bir gözlemci sağlayacaktı. Bakü’nün Zengezur Koridoru dediği şey tam olarak buydu; toprak Ermenistan’da kalabilir, ancak geçişin kontrolü kalamazdı.

Ancak gelinen aşamada belgeler bu beklentiyi karşılamadı. 8 Ağustos 2025 bildirisi bağlantıyı “engelsiz” diye tanımladı, fakat araziyi “Ermenistan Cumhuriyeti toprakları” diye vasıflandırdı ve Ermenistan devletinin egemenliğine ve yargı yetkisine bağladı. 26 Mayıs 2026 Ermenistan–ABD çerçeve anlaşması iş bölümünü daha da daralttı. Yasama, yargı, güvenlik, gümrük ve göç kontrolü tamamen Ermenistan’da kaldı. Kapıda Ermeni personel bulunacak, devriye ve olaylara müdahale Ermenistan’ın yetkisinde olacaktı. ABD tarafı yolu işleten şirkete ortak olacak ancak toprakta mülkiyet hakkı ve kolluk yetkisi olmayacaktı. Hat bu yüzden askersiz bir serbest bölge değil düşünülmemeli, araçların serbestçe geçebildiği ancak durduğu yerde veya belirlenecek kuralların ihlal edildiği yerde Ermenistan kanunu işlem yapabilecek.

İran, 2021–2024 arasında bu koridora bütünüyle karşı çıktı. İran’ın endişeleri genel olarak coğrafi gerekçelere dayanıyordu. Bu koridorla Ermenistan ile İran arasındaki kara sınırı daralır veya fiilen kesilirse Tahran’ın Kafkasya’ya çıkışı kopmuş olacaktı. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kuşak Hazar’ın batısında kapanmış ve İran kuzeye açılabileceği tek kara komşusunu kaybetmiş olacaktı.

23 Eylül 2026’da Erivan Büyükelçisi Halil Şirgolami bu mutlak itirazı iki şarta indirdi. Birincisi, Ermenistan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğü zarar görmeyecek, ikincisi ise İran sınırında ABD askeri personeli veya güvenlik unsuru bulunmayacaktı. Bu iki şart sağlanırsa İran’ın projeye karşı çıkmak için gerekçesi kalmayacağını söyledi.

Aynı konuşmada Bakü’nün hâlâ Zengezur adını kullanmasını da Azerilerin eski taleplerini sürdürdüğü şeklinde yorumladı. O talep, Ermenistan toprağında Azerbaycan’ın kendi kurallarını uygulayacağı bir şerit rejimiydi. Şirgolami’ye göre isim değişmiş olsa da bu niyet bitmiş değildi. Oysa İran’ın kabul ettiği şey TRIPP’in kâğıt üzerinde ifade edilen hali idi. Hala devam eden endişesi ve kabul etmediği şey ise, bu kağıt üzerindeki ifadelere rağmen, sahada ülke dışı bir koridorun ortaya çıkması.

Meğri hattı, Syunik’in İran’a dayanan güney kesiminden geçmektedir. İran-Ermenistan sınır kapısı Agarak bu ilçededir ve İran sınırı hattın hemen yanındadır. Şirket güvenliği, teknik personel veya yük koruması adıyla buraya ABD unsuru girerse, ticari işletme Tahran’ın gözünde kuzey sınırında konuşlanan bir ABD varlığına dönüşür.  

İran’ın çözüme biraz daha yaklaşmış pozisyonu mevcut şartlardan kaynaklanıyor. Körfez’de savaş sürerken kuzeyde hem Ermenistan’ı kaybetmek hem de ABD ile yeni bir sınır sürtüşmesi açmak istemiyor normal olarak. Mutlak ret, Erivan’ı Washington ve Bakü’ye daha fazla yaklaştırma riski taşımaktadır.

Rusya, 2020 ateşkesindeki statüsünü 2025 modelinde koruyamadı. 10 Kasım 2020 ateşkesi, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ulaşım bağlantılarının kontrolünü Rus sınır birliklerine bırakıyordu. Laçın koridorundaki barış gücü de aynı çerçevenin bir parçasıydı. Moskova o metinde hem gözlemci hem de geçişin garantörüydü. Ermenistan, Karabağ’da ve sınırda Rusya’nın bu role dayanarak kendisini koruyacağını bekledi. Ancak 2023’te Rus birlikleri çatışmaya girmedi ve 2024’te de Karabağ’dan çekildi. Gözlemci rolü sahada bitmiş oldu.

Washington bildirisi bu boşluğu yeniden Rusya’ya iade etmedi. 8 Ağustos 2025 metninde geçişin çerçevesini kuracak taraflar Ermenistan, ABD ve karşılıklı belirlenecek üçüncü taraflar olarak belirlendi. Rus sınır birliği yok. 26 Mayıs 2026 anlaşmasında da işletmeci ABD ortaklı şirket, kolluk gücü ise Ermenistan’a ait. Moskova masada ya da sahada bir rolü bulunmuyor.

Şu anda açıkça karşı çıkmak Moskova-Erivan arasında kalan bağı da koparma riski taşır. Paşinyan zaten Rusya’nın 2020 ve 2023’te koruma sağlamadığını söyleyerek Washington’a yönelmişti çünkü. Moskova projeyi hedef alırsa bu gerekçeyi daha da büyütecektir. Görmezden gelmek de bedelsiz değil elbette. 2020’de elinde tuttuğu geçiş garantörlüğü rolünü, ABD şirketinin işletme hakkına dönüştürmüş olmaktadır. 2026’daki Rus tutumu bu iki zarar arasında pozisyon almak şeklinde oldu. Ne engelledi ne de modele ortak olarak yazıldı.


Sonuç 

2026 sonbaharı itibarıyla Güney Kafkasya’da savaş yok ama henüz Barış antlaşması da yok. Sınır 2025 sonundan beri silahlı çatışmalara sahne olmuyor. Antlaşma imzalanması ise Ermenistan anayasasının başlangıcındaki 1990 Bağımsızlık Bildirisi atfı çıkarılmadan zor görünüyor. Ancak mal geçişi bu imzayı beklemeden başlamış bulunuyor. Bakü, Ekim 2025’te transit yasağını tek taraflı olarak kaldırdı. Ermenistan bu izni Nahçıvan’a inmek için kullanmıyor ama Azerbaycan’dan yakıt alıyor, Rusya ve Kazakistan yükünü kendi pazarına indirebiliyor.

TRIPP, Zengezur talebinin adını da, rejimini de değiştirdi. Bildiri geçiş koridorunu Ermenistan toprağı olarak tanımladı ve Ermenistan’ın yargı yetkisine bağladı. 26 Mayıs 2026 anlaşması kolluk yetkisini ve görevlerini Erivan’da, işletmeyi ABD ortaklı şirkette bıraktı. Ancak Bakü, engelsiz bağlantı ibaresi durduğu için hala eski adı kullanmaya devam ediyor. İran, 2021–2024’teki mutlak retten iki şarta bağladığı kabul pozisyonuna gelmiş oldu: Ermenistan’ın toprak bütünlüğü korunacak, İran sınırında ABD güvenlik personeli olmayacak. Rusya 2020’deki gözlemci rolüne yeniden elde edemedi. Projeyi ne engelledi ne de ortak olma çabasına girdi.

Ray hatları ise bu tartışmaların dışında ilerlemeye devam ediyor. Azerbaycan, Horadiz–Ağbend kesimini 2027’nin ilk yarısına tamamlıyor. Türkiye, Kars–Dilucu’yu Syunik ihalesini beklemeden başlattı ve 2029 sonunda bitirmeyi hedefliyor. Ermenistan kesimi ise halen fizibilite ile ihale aşamalarından ileri geçemedi.

Hat açılırsa Azerbaycan ana karası, İran’a uğramadan Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye inecektir. Ancak TRIPP, Dilucu kapısının kaderini belirleyecek bir proje değildir. Açılmazsa kapı yine de işler. Kars–Dilucu bitince Türkiye, Nahçıvan’a kendi demiryoluyla girmiş olur. Bu hat, Azerbaycan ana karasını o kapıya ekleyen halkadır. Açılmazsa ana karayla Nahçıvan arasındaki bağ Gürcistan ve İran güzergâhında kalır.


KAYNAKLAR:


Mesaj Bırakın, Fikirlerinizi Söyleyin

© 2025 by Askeri Analiz.

bottom of page