top of page

İsrail’in İdlip’teki Ebu Zuhur Hava Üssü Saldırısı: Bölgesel Güç Dengelerinde Yeni Bir Kırılma Noktası




18 Ağustos 2026 sabahının erken saatlerinde, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlip vilayetinde yer alan Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü, İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklar tarafından hedef alındı. Suriye devlet medyasının aktardığı bilgilere göre sekiz hava saldırısında üssün pisti ve depolama tesisleri vuruldu. Basında yer alan bilgilere göre saldırıda can kaybı yaşanmazken, altyapıda önemli maddi hasar oluştuğu ifade edilmektedir.

Söz konusu saldırı, Esad rejiminin Aralık 2024’te devrilmesinden bu yana İsrail’in Suriye topraklarında gerçekleştirdiği en dikkat çekici müdahalelerden biridir. En dikkat çekici yönü ise Türkiye’ye mesaj ve hatta gözdağı vermek maksadıyla yapılmış olmasıdır.

Saldırı yalnızca askerî bir hedefe yönelik sınırlı bir operasyon olarak değil, aynı zamanda İsrail, yeni Suriye yönetimi, Türkiye ve ABD arasında türlü zorluklarla devam ettirilmeye çalışılan hassas dengeleri sarsan bir darbe olmuştur. Üssün Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunması, saldırının jeopolitik boyutunu daha da belirginleştiriyor. Benzer bir gerilimi daha önce Nisan 2025'te Hama Hava Üssü saldırısıyla tetikleyen İsrail’in Türkiye’yi ısrarla sahaya doğru kışkırtması dikkat çekmektedir.


Saldırının Detayları ve Üssün Stratejik Konumu


Ebu Zuhur Hava Üssü, İdlip kent merkezinin yaklaşık 40-45 kilometre doğusunda, Ebu Zuhur kasabasının hemen yakınında yer alıyor. Tesis, Suriye İç Savaşı öncesinde ülkenin kuzeyindeki önemli hava üslerinden biriydi. 2012’den itibaren muhalif güçlerin kuşatması altına girdi, 2015’te ele geçirildi, 2018’de rejim güçlerince geri alındı ve 2024 sonundaki büyük taarruzla yeniden muhalif kontrolüne geçti. Uzun yıllardır aktif askerî kullanım dışı olan üs, yeni Suriye ordusu için eğitim ve rehabilitasyon alanı olarak değerlendirilmeye başlanmıştı.

Saldırının asıl önemli yanı İsrail tarafından resmen üstlenilmesinde yatmaktadır. Daha da ötesi Türkiye ve Suriye’nin düşük profilli tepkilerine rağmen en üst seviyede ısrarla mesajın Türkiye’ye olduğunu dile getirmeleriydi. Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, Suriye’nin güvenlik statükosunu bozma eşiğinde olduğu ve üsse Türk askerî unsurlarının konuşlandırılmasının engellenmesi gerektiği belirtildi. İsrail, daha önce Suriye tarafına uyarılar yapıldığını, ancak bunların dikkate alınmadığını savundu. Netanyahu’nun sonraki açıklamalarında Türkiye’ye de dolaylı bir mesaj verildiği vurgulandı ki söz konusu açıklamalar en az operasyon kadar kışkırtıcıydı ve göz dağı niteliği taşıyordu.

Benzer bir gerilim daha önce Nisan 2025'te yaşanmıştı. O dönem İsrail, Türkiye'nin Suriye'de askeri varlık oluşturma ihtimaliyle ilişkilendirilen Hama Hava Üssü'ne saldırı düzenlemişti.

Ankara ile Tel Aviv bu saldırının ardından Suriye hava sahasında karşı karşıya gelme riskini azaltmak amacıyla iletişim ve çatışmasızlık görüşmeleri yürütmüştü. 9 Nisan 2025'te Azerbaycan'da bir araya gelen Türk ve İsrailli heyetler teknik toplantı yapmış, muhtemel bir tırmanmanın önlenmesi maksadıyla "çatışmasızlık mekanizması" kurulması için çalışmalar yapılmıştı.

Her iki olayda da dikkat çeken en önemli husus İsrail’in sürekli saldıran ve bunu açıkça ilan eden tavırları olmuştur. Buna karşılık Ankara ve Suriye daha sağduyulu ve gerilimi kontrol maksatlı tepkilerle yetinmiştir. Dikkat çeken bir diğer husus ta statükonun korunması bahanesiyle saldırıları gerçekleştiren İsrail, istediği yer ve zamanda gerçekleştirdiği  saldırılarını da söz konusu statükonun bir parçası gibi kabul ettirmiş görünmektedir.


Esad Sonrası Suriye ve İsrail’in Kırmızı Çizgileri


Beşar Esad’ın iktidarının sona ermesinden sonra Suriye’de Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni yönetim, ülkeyi yeniden inşa etmeye çalışırken Türkiye’nin güçlü desteğini arkasında buldu. Ankara, yeni ordunun eğitimi ve altyapı çalışmalarında aktif rol oynarken, İsrail ise bu süreçte Suriye’deki askerî kapasitelerin yeniden güçlenmesini engellemeyi temel politika haline getirdi. Esad sonrası dönemde yüzlerce hedefe yönelik saldırılar düzenleyen İsrail, özellikle hava savunma sistemleri, silah depoları ve hava üslerini sistematik olarak zayıflattı.

Ebu Zuhur saldırısı, bu politikanın kuzeye, Türkiye’nin nüfuz alanına taşınması açısından bir ilk teşkil ediyor. Operasyon bir taraftan Suriye’nin hava kuvvetlerini yeniden kurma çabalarına karşı bir engelleme çabası olarak buna ek ve belki daha da önemli olarak Suriye’deki Türk askerî varlığının artmasına karşı bir uyarı olarak öne çıkmaktadır.


Tarafların Tepkileri


Suriye Dışişleri Bakanlığı saldırıyı “egemenlik ihlali ve bölgesel istikrarı tehdit eden haksız bir saldırganlık” olarak nitelendirdi. Bakan Esad el-Şeybani, Türkiye ile kalıcı bir üs veya asker konuşlandırma planı olmadığını İsrail’e bildirdiklerini, buna rağmen operasyonun gerçekleştiğini ifade etti.

Türkiye, saldırıyı “güçlü şekilde kınadı” ve İsrail’in iddialarını temelsiz bulduğunu açıkladı. Ankara, Suriye hükümetiyle meşru işbirliğini sürdüreceğini ve ülkenin istikrarsızlaştırılmasına izin vermeyeceğini vurguladı.

ABD tarafında ise özel temsilci Tom Barrack, saldırıyı “gereksiz bir tırmanma” olarak değerlendirdi. Trump yönetiminin yeni Suriye hükümetine verdiği destek göz önüne alındığında, Washington’un eleştirel tutumu dikkat çekiciydi. ABD yönetiminin gerek Suriye gerekse Türkiye’nin sağduyulu davranışlarını takdir eder bir tutum içinde bulunması olumlu görülebilir. Ancak İsrail’in keyfi ve kışkırtıcı hareketlerine karşı yeterli tepkinin gösterildiğini söylemek zordur.


Olası Sonuçlar ve Bölgesel Yansımalar


Bu saldırının, Orta Doğu’daki güç dengeleri açısından yeni bir gerilim hattı oluşturduğunu söylemek hatalı olmayacaktır. İsrail’in kriterlerini tek başına belirlediği “güvenlik statükosu” söylemi ile Türkiye’nin Suriye’deki artan rolü çatışmaktadır. ABD’nin üç ülke üzerindeki belirgin etkilerine rağmen arabuluculuk çabaları gittikçe daha zorlaşırken, üç ülke arasındaki diplomatik diyalog ihtiyacı da belirginleşmektedir.

Ebu Zuhur operasyonu, İsrail’in seçim takvimiyle de ilişkilendirilmekte, iç siyasi dinamiklerin operasyonun zamanlamasında etkili olabileceğini ileri sürülmektedir. Operasyonun yeri, zamanlaması, kuvveti vs. güncel hususlarda haklılık payı elbette olabilir. Ancak iç siyasi gelişmelerin ötesindeki asıl mesele, Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinin bölgesel aktörler tarafından ne ölçüde tolere edileceği sorusu etrafında şekillenmektedir. Orta doğuda yaşanan tüm karmaşık ve bunalımlı ilişkilerin yanında ve Suriye özelinde İsrail-Türkiye gerilim hattı belirginleşmeye başlamıştır ve ABD’nin bu ikiliyi kontrol altında tutma yeteneği de gittikçe daha sorgulanır hale gelmektedir.


Sonuç olarak, 18 Ağustos saldırısı yalnızca bir hava üssünün vurulması değil, aynı zamanda Esad sonrası Suriye’nin geleceği üzerine yapılan sert bir jeopolitik tartışmanın sahaya yansımasıdır. Türkiye’nin bölgesel istikrar için diplomatik kanalları güçlendirme çalışmalarına ağırlık verirken, ülke güvenliğinin gerektirdiği, caydırıcılığı koruyacak her türlü hazırlığı da gözden uzak tutmamalıdır. Aksi takdirde benzer tırmanmaların artması kaçınılmaz görünmektedir.


Kaynaklar 

  • Al Jazeera, “Israel attacks airbase in Syria’s Idlib as US, Turkiye slam ‘escalation’”, 18 Ağustos 2026.

  • The New York Times, “Israel Strikes Air Base in Syria, Drawing Ire From the U.S.”, 18 Ağustos 2026.

  • The Jerusalem Post, “Israel admits strike on Syria’s Idlib airbase”, 18-19 Ağustos 2026.

  • Alma Research and Education Center, “Airstrike on Abu al-Duhur Airbase (August 18, 2026)”.

  • Institute for the Study of War (ISW) haritaları ve bölgesel analizler.

  • Suriye devlet medyası (Ekhbariya) ve resmi açıklamalar.

  • ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın X platformundaki açıklamaları.

  • BBC, “Syria condemns Israeli strikes as tensions rise over Turkey”, 3 Nisan 2025.



  • BBC Türkçe, “Türkiye-İsrail görüşmelerinde Azerbaycan nasıl bir rol oynuyor?”, 10 Nisan 2025.

  • Deutsche Welle (DW), “İsrail’den Erdoğan’a mesaj: Türkiye’nin istediği üs vuruldu”, 3 Nisan 2025.

Mesaj Bırakın, Fikirlerinizi Söyleyin

© 2025 by Askeri Analiz.

bottom of page